Dolar Maliyet Ortalaması (DCA) Stratejisi Nedir?

2021 sonunda Bitcoin 69.000 dolar seviyesindeyken yatırım yapıp sonra fiyatın 16.000 dolara düşmesini izleyen biri ile aynı dönemde her ay sabit miktar yatıran birinin deneyimi çok farklıdır. İkinci yatırımcı, düşüş boyunca daha ucuz fiyatlardan alım yaptığı için ortalama maliyetini düşürmüş oldu. Buna dolar maliyet ortalaması, kısaca DCA (Dollar-Cost Averaging) diyoruz.

Mekanik Olarak Ne Yapılıyor?

Fikir basit: piyasayı zamanlamaya çalışmak yerine, belirli aralıklarla (her hafta, her ay, her çeyrek) sabit bir miktar yatırıyorsunuz. Fiyat düşükken aynı parayla daha fazla birim, yüksekken daha az birim alıyorsunuz. Uzun vadede birim başına ortalama maliyet, dönem boyunca aritmetik ortalama fiyatın altında kalıyor — bu matematiksel bir gerçek. Nedeni şu: düşük fiyatta daha fazla birim alındığından, o birimler ortalamanın altındaki fiyatları ağırlıklı etkiliyor.

Bir Hesapla Somutlaştıralım

Diyelim ki her ay 1.000 TL ile bir endeks fonu alıyorsunuz. Ocak’ta fon fiyatı 100 TL, Şubat’ta 80 TL, Mart’ta 120 TL olsun. Aylık aldığınız birim sayıları sırasıyla 10, 12,5 ve 8,33 olur; toplamda 30,83 birim, toplam yatırım 3.000 TL. Ortalama maliyet: 3.000 / 30,83 ≈ 97,3 TL. Oysa üç ayın basit fiyat ortalaması 100 TL’dir. DCA, sizi 100 TL yerine 97,3 TL’ye konumlandırdı — piyasayı hiç takip etmeden.

DCA’nın İşe Yaramadığı Durum

Eğer piyasa sürekli yükseliyorsa, en başta toplu yatırım yapmak DCA’dan daha iyi sonuç verir. Çünkü daha uzun süre daha düşük fiyatlarda kalmak yerine erken girdiniz ve değer artışının tamamından yararlandınız. Nitekim Vanguard’ın bir çalışması, geriye dönük ABD hisse senedi verilerinde toplu yatırımın DCA’yı yaklaşık yüzde 66 ihtimalle geçtiğini ortaya koydu. DCA’nın gerçek değeri psikolojik tarafta yatıyor: bir anda büyük yatırım yapıp hemen düşüş görmek çoğu insanı panikletir ve yanlış zamanda sattırır. DCA bu duyguyu törpüler.

Hangi Varlıklara Uygulanır?

DCA en çok uzun vadeli varlıklarda mantıklıdır: hisse senedi endeksleri (S&P 500, BIST 100 endeks fonları), Bitcoin ve Ethereum gibi büyük kriptolar, altın. Bireysel hisse senetlerinde dikkatli olmak gerekir; şirket gerçekten kötüye gidiyorsa düşen fiyattan daha fazla almak, “ortalama düşürme” değil “batan gemiye koltuk atmak” olur. Bu yüzden DCA’yı endeks veya geniş çeşitlendirilmiş araçlarla kullanmak daha sağlıklıdır.

Türkiye’deki Pratik Uygulaması

Türkiye’de DCA uygulamak için en yaygın yol, aracı kurum uygulamalarındaki otomatik alım talimatıdır. Birçok platform banka hesabından düzenli EFT alıp önceden belirlediğiniz fonu ya da hisseyi otomatik satın alır. Döviz bazında yatırım yapmak isteyenler için yurt dışı ETF alımı sunan platformlar (Midas, IBKR Türkiye gibi) benzer işlevi görür. Pratik detay: her alımda komisyon kesiliyorsa düşük miktarlar yerine aylık veya üç aylık yapmak toplam maliyeti düşürür.

Disiplin Kırılınca Ne Olur?

DCA’nın en büyük düşmanı, piyasa sert düşünce alımları durdurmak ya da “daha da düşer” diye beklemektir. Strateji ancak mekanik uygulandığında çalışır. 2020 Mart’ında Covid çöküşünde alımlarını durduranlar, sonraki yıldaki sert toparlanmayı büyük ölçüde kaçırdı. Plan bozulduğunda DCA’nın avantajı ortadan kalkar; aslında başladığınız noktaya, yani zamanlamaya dönmüş olursunuz.

DCA mükemmel bir strateji değil. Ama sistematik, duygusuz bir alım planının yatırımcıları kötü kararlardan koruduğu yeterince kanıtlanmış. Makul bir miktarı, makul aralıklarla, uzun vadeli bir varlığa yatırmak ve düşüşte almayı sürdürmek — karmaşık görünen yatırım dünyasında en nadir bulunan şey olan sadelik budur.

Benzer Yazılar