2021-2024 arasında Türkiye’de birikimli enflasyon yüzde 300’ü aştı. Bu süreçte hangi araç yatırımcıyı gerçekten korudu, hangisi sadece nominal olarak yükseldi? Üç ana seçeneği —altın, dolar ve eurobond— rakamlarla masaya yatırıyoruz.
Altın: Dolar Bazlı Gerçek mi, TL Yanılsaması mı?
Ocak 2021’de gram altın yaklaşık 380 TL iken Haziran 2026 itibarıyla 3.400 TL bandına yaklaştı. Nominal getiri yaklaşık yüzde 795. Kulağa etkileyici gelir; ancak aynı dönemde dolar/TL kuru yaklaşık 8,50’den 33-35 bandına çıktı. Dolar bazında altın, küresel olarak 1.900-2.300 dolar arasında dalgalandı. Yani TL getirinin büyük bölümü döviz erimesinin yansımasıdır. Gerçek satın alma gücü koruması sınırlı kaldı; ancak döviz kazanımı olan yatırımcı için altın güçlü bir kalkan işlevi gördü.
Dolar Mevduatı: Kur Koruması Var, Reel Getiri Zayıf
Dolar mevduatı, TL erimesine karşı birincil kalkan oldu. Ancak bu dönemde ABD’deki enflasyon da yüksek seyretti: 2022’de yüzde 9,1 ile 40 yıl rekorunu kırdı. Dolar mevduatının yıllık faizi yüzde 4-5 seviyesinde kaldığında reel getiri negatife düştü. Sonuç: Dolar, TL’ye karşı korudu; küresel satın alma gücüne karşı kısmen korudu.
Eurobond: Sabit Getiri, Fakat Piyasa Riski Var
Türk eurobondları (dolar cinsinden devlet tahvilleri) yüzde 6-9 arasında kupon ödemesi sunar. Dolar bazında sabit gelir arayan uzun vadeli yatırımcı için çekicidir. Ancak 2022’de ABD faiz artışlarıyla birlikte eurobond fiyatları düştü; ikincil piyasada satmak zorunda kalan yatırımcı zarar etti. Vadeye kadar tutmak niyetindeyseniz tablonun rengi değişir.
Karşılaştırmalı Senaryo: 100.000 TL, Ocak 2021
- Altın: 100.000 TL → yaklaşık 895.000 TL (nominal); reel enflasyon düzeltmesiyle satın alma gücü korundu, sınırlı artı sağladı.
- Dolar mevduatı (faizli): 100.000 TL → yaklaşık 11.765 dolar → kur × faiz etkisiyle yaklaşık 440.000-460.000 TL; TL erimesine karşı korudu, reel kazanç zayıf.
- Eurobond (vadeye kadar): Kupon gelirleriyle dolar bazında yüzde 40-45 büyüme; TL’ye çevrildiğinde güçlü nominal kazanç, ancak piyasa fiyatı dalgalandı.
Likiditede Büyük Fark
Altın fiziksel olarak taşınabilir, borsa üzerinden günlük işlem görür. Dolar mevduatı anında nakde çevrilir. Eurobond ise minimum lot büyüklükleri (genellikle 10.000 dolar) ve ikincil piyasa spreadleri nedeniyle bireysel yatırımcı için likit sayılmaz. Acil nakit ihtiyacı senaryosunda eurobond elinde bulundurmak, kayıplı satış riskini beraberinde getirir.
Vergi ve Maliyet Faktörü Göz Ardı Edilmemeli
Altın alım-satımında kuyumcu spreadi yüzde 2-5 arasındadır. Eurobond faiz geliri stopaja tabidir. Yabancı para mevduatında BSMV uygulanır. Bu maliyetler uzun vadede portföy getirisini anlamlı biçimde aşındırır; senaryo hesaplamalarına dahil edilmelidir.
Portföyde Nasıl Konumlanmalı?
Üç aracın birbirini dışlaması gerekmez. Likidite için dolar mevduatı, uzun vadeli döviz tasarrufu için altın, düzenli dolar geliri için eurobond —bu üçlü, kur ve enflasyon riskini farklı katmanlarda yönetir. Tek araca yüzde yüz bel bağlamak, 2022-2023’te hangi araç seçilirse seçilsin portföyde ciddi gerilme yarattı.
